breaking apart Turc
4 traductions
| Traduction | Contexte | Audio |
|---|---|---|
|
commun
🇹🇷 Malzeme parçalarına ayrılıyor
🇹🇷 The material is breaking apart into pieces.
🇹🇷 Düzen bozuldu ve kitaplar parçalara ayrıldı
🇹🇷 The arrangement broke apart and the books fell into pieces.
|
technique | |
|
commun
🇹🇷 Cam kırıldı
🇹🇷 The glass broke apart.
🇹🇷 O, ilişkilerinin kırılmasına neden oldu
🇹🇷 He caused their relationship to break apart.
|
usage quotidien | |
|
commun
🇹🇷 Dünyanın parçalanması hikayede anlatılıyor
🇹🇷 The story describes the world breaking apart.
🇹🇷 İçindeki korku onu parçalanmak üzereydi
🇹🇷 His fear was about to make him fall apart.
|
littéraire | |
|
formel
🇹🇷 Gruplar zamanla ayrışmaya başladı
🇹🇷 The groups started breaking apart over time.
🇹🇷 Fikirler birbirinden ayrıştı
🇹🇷 The ideas began to break apart from each other.
|
formel |